Vicdani RED

Vicdani RED
Photo by Tingey Injury Law Firm / Unsplash

Vicdani Red Nedir?

Vicdani ret, bir bireyin politik görüşleri, ahlaki değerleri veya dinsel inançları doğrultusunda zorunlu askerliği reddetmesidir. Vicdani retçiler kendilerini antimilitarist olarak tanımlayabilmektedirler.

Vicdani retçilere göre kendilerinin tavrı, yaşamını düşündüğü gibi sürdürmek istemenin, bütün insanlar gibi kendilerinin de en doğal hakkı olduğunu, bu meşruiyete dayalı olarak ve gizlenme gereği duymadan yaşama isteğini duyurup, bütün sonuçlarına katlanılacağı bir eylem biçimidir. (İstisna Dergisi. Vicdani Ret Derneği.)

İnsanları, vicdani retçi olmaya yönelten çeşitli nedenler vardır:

*Birey savaşlara karşı olabilir ve savaşların yürütücüsü olan ordulara hizmet etmek istemeyebilir.

*Birey, politik görüşleri doğrultusunda ordusuz, sınırsız, devletsiz, özgür bir dünyada yaşamak istiyor olabilir.

*Birey, emir almak ve vermek, itaat etmek ve hükmetmek istemiyor olabilir.

*Birey, şiddet kullanmayı ve insan öldürmeyi öğrenmeyi istemiyor olabilir.

*Birey, ( Yehova Şahitleri örneğinde oluğu gibi) dini inaçları gerekçesiyle savaşa, savaşmaya, savaş eğitimi almaya, insan öldürmeye karşı olabilir.

Türkiye;

Ne yazık ki Türkiye’de vicdani ret hakkı tanınmıyor. Vicdani retçilerin bir kamu projesine yardım etmeleri yerine, 2013 yılında ücretli askerlik hizmeti icat edildi. Askerlik için ödenen para devlet hazinesine değil Türk Silahlı Kuvvetlerine gidiyor. Fakat bu vicdani retçiler için bir alternatif değildir. Çünkü alınan bu para orduya destek olarak harcanıyor: Bu para ile silahlar ve mühimmat satın alınıyor, paralı askerlerin maaş ödemesi yapılıyor.

Ülkemizdeki vicdani retçilere en kısa zamanda bu hakkın verilmesini diliyorum.

Ozan TOKMAN


How can we identify ourself?

Who are we? Why should we service to governments? How can we say that “I am kurdish”, “I am French”.

Is it because we were born in this geography?

Is it because of our blood?

Is it because of our feelings?

Is it because of our knowledge that what we know and what we don’t ?

or Maybe it is only because of our culture?

or maybe we are only human… nothing else.

for me still i don’t know what I am exactly.

I only know that I am not only one thing. I am mix of a lot of things!

I am not Kurdish, Turkish, English or French. I am mixed of all…

https://ozantokman.com


Holokost, Bir diktator ve onu takip eden aptal ordu

/index.//<st? st/> ozantokman

December 30, 2022


Vicdani ret için başvurulacak yer ve kurul yok!

Zorunlu askerliğe karşı çıkan vicdani retçilerle ilgili Türkiye’de yasal bir statü yok. Vicdani ret zorunlu askerlik yapmamak için geçerli bir sebep olarak resmen tanınmadığı gibi, vicdani ret ilanı bir “kabahat” ya da “suç” da sayılıyor. Vicdani ret ilanı suç değil gözüküyor ama birçok vicdani retçi hakkında, Askeri Ceza Kanunu uyarınca “yoklama kaçağı oldukları” ya da “bakaya kalıp askere gitmedikleri” gerekçeleriyle yinelenen davalar açılıyor. Üstelik vicdani retçiler hapis ya da para cezası alsalar bile, zorunlu askerliğe katılmama eylemleri sürdüğü için aynı gerekçelerle yeni soruşturma ve davalar ortaya çıkıyor.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), vicdani retçiler tarafından yapılan başvuruları karara bağlayıp Türkiye’yi pek çok defa haksız buldu. Birleşmiş Milletler Evrensel Periyodik İnceleme Mekanizması kapsamında ise vicdani ret hakkında yasal düzenleme yapılmadığı gerekçesiyle Türkiye’ye uyarılarda bulunuldu.

Askerealma bölge başkanlıklarına emir: “Vicdani ret müracaatlarına olumsuz cevap verin”

12 Haziran ve 26 Haziran 2020 tarihlerinde Borçka Askerlik Şubesi Başkanlığına, vicdani ret hakkını kullanmak istediğini anlatan iki dilekçe veren Şendoğan Yazıcı, 10 Temmuz 2020’da olumsuz yanıt aldı. Borçka Askerlik Şubesi Başkanlığı Yazıcı’ya “Talepte bulunduğunuz vicdani ret müracaatına ilgi emir ile mevzuat gereğince olumsuz cevap verilmesi emredilmiştir” yanıtını verdi.


Vicdani retçiler sivil ölüme mahkum ediliyor

Vicdani retçiler sivil ölüme mahkum ediliyor. Bir suçun bir tane ceza davası olur. Bu evrensel bir hukuk kuralı. Devlet diyor ki Ben sizi her GBT’de yakaladığımda veya sana denk geldiğimde, sen yeni bir suç işlemiş olursun. Bize bunu söylüyorlar. Bu evrensel hukuk kurallarına da aykırı bir durum. Vicdani retçiler bir yerde sigortalı olarak özel sektörde çalışınca işletme sahibine yazı geliyor: “Ya bu kişiyi işten çıkar ya da Askerlik Şubesi’ne gönder. Yoksa senin hakkında ceza davası başlatacağım.” Yine memur olmanın şartlarından biri askerliğini yapmış olma şartı var. Özel sektör işyerlerine neden böyle bir yazı gönderiyorsun? Çünkü vicdani retçileri “sivil ölüm” dedikleri şeye hapsetmek istiyorlar. KHK’lılarla gündeme gelen “sivil ölüm”ü vicdani retçiler yıllardan beri maruz kalıyor. GBT’ye denk geldiğimde benim hakkımda ceza davası açılması kesin ise ben bir daha sokağa nasıl çıkabilirim? Neredeyse her sokak başında polis GBT uygulaması yapıyor. Ona bir kere denk geldiğinde bir ceza davası, bir taneye daha denk geldiğinde bir dava daha. Bunun sonu yok.

Vicdani retçilere idari para cezası verilir. Ayni zamanda, tekrar askere çağrılırlar ve bu nedenle hala askerlik hizmetinden muaf değildirler. Askeri Ceza Kanununun 63. Maddesine göre idari para cezası işleme sokulduğunda, sonrasındaki her yeni tutuklama, 2 aydan 3 yıla kadar hapis cezasıyla veya para cezasıyla (daha yaygın olan para cezası) sonuçlanabilir.

Dahası, vicdani retçilerin tutuklama, ceza davası ve yeniden askere alınma kısır döngüsüyle karşı karşıya kalmaları, onları, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından ortaya atılan bir terim olan “sivil ölüm” maruz bırakmaktadır.

Vicdani retçiler, asker kaçaklarını çalıştırmak ceza gerektiren bir suç olarak kabul edildiğinden kamu veya özel sektörde çalışamazlar.

Vicdani retçiler bu nedenle işsiz kalmaya veya sigortasız işlerde yasadışı çalışmaya zorlanıyor. Vicdani retçilerin oy kullanma veya seçilme hakkı da yoktur. Herhangi bir tutuklama daha fazla kovuşturmaya yol açacağından, vicdani retçiler sosyal, ekonomik, yasal ve kültürel alanlardaki faaliyetlerden de kaçınmalıdır: Pasaport, ehliyet, otellerde kalmak, seyahat etmek, toplu taşıma kullanmak, devlet dairelerini ziyaret etmek ve dahası. Böylece kayıtdışı bir hayat yaşamaya zorlanırlar.

Bunun sonu belli; Türkiye’den kaçın!!!

ozantokman.com


Vicdani Ret Dernegi

Vicdani redcilerin hakkini savunmak icin 90 uye ile 2013 yilinda kuruldu. Resmi sitesi https://vicdaniret.org tur. Degerli okuyucularim, Lutfen bu siteyi takip ediniz.

Bircok bilgiyi bu siteden ogrendim. ve ogrenmeye de devam ediyorum. Hakkimizi savunabilmek icin okumali ve ogrenmeliyiz!

September 29, 2022


Hümanist olmak.

Hümanizm Nedir?

Genel anlamıyla hümanizm insan aklını, adalet ve etik kavramları temel almış bir anlayış biçimi olarak öne çıkmaktadır. Diğer bir deyişle insanı evrende tek ve en yüksek gören bir değer olarak da tabir edilebiliyor. İnsanı geliştirmek ve yüceltmeyi amaçlamak hümanizmin temel taşlarını oluşturur. Bu bağlamda hümanizmin en önemli konusu sanat ve edebiyat olarak bilinmektedir.

İnsanoğlunun, mutlu olabilmesinin en önde gelen koşularından biri, hiç şüphesiz, yaşamı süresince çevresindeki insanlardan sevgi alabilmesi ve onlara bunu verebilmesidir, başka bir ifadeyle sevgiyi yaşamasıdır. İnsan yaşamında önemli bir yere sahip olan sevginin, insanın davranışlarına ve onun ürettiklerine yansıması da doğaldır. Doğa sevgisi olmayan bireylerde insan sevgisinin olması zordur. Tabi bunun tersi de doğrudur insan sevgisi olmayanın doğa sevgisi olması da olası değildir. Toprakla ilişiği olmayan topraktan uzaklaşmanın aynı zamanda insani olarak üretimden uzaklaşmak olduğu kesin.

insanoglu olarak savasmayi birakmali, kardesce yasamaliyiz. Herkesin kendini hakli olarak gordugu bu dunyada savaslar neden var ?

ozan tokman

September 13, 2022


Avrupa Insan Hakları Sözlesmesinde Vicdani Ret

Avrupa Insan Hakları Sözlesmesi’nde vicdani ret kavramı açıkça tanımlanmamıs olsa da “inançları gere gince askerlik görevini yapmaktan kaçınan kimselerin …” deyisi ile sözlesmenin “vicdani ret” kavramını en azından dolaylı olarak tanımladı gıdüsünülebilir. Dolayısıyla, sözlesmenin vicdani reddi “bireyin dinsel, ahlaki ya da siyasal nedenlerle askerlik hizmetini yapmayı ve/veya bu hizmetin
zorla yaptırılmasını reddetmesi” seklinde tanımlayacagı söylenebilir
Ancak, Sözlesme’de öngörüldügü ¸sekliyle vicdani reddin bir insan
hakkı olarak kabul edilebilmesi için bazı kosulların yerine getirilmesi gerekmektedir.
Bu kosulların ilki vicdani retçinin AIHM tarafından kendisine insan hakları kapsamında verilen vicdani ret hakkını silahsız kamu
hizmetini reddetmeye dayanak yapmamasıdır. Bu sekilde AIHM total reddin önünü keserek devletlerin ücretsiz is gücü ihtiyaçlarını
karsılamaya yönelik önemli bir imkan olan alternatif sivil hizmeti
kapsam dısında bırakmaktadır. Bunun yanında kisinin vicdani ret
tavrının sadece belirli bir kitleye ya da belirli bir zaman diliminde verilen silahlı mücadeleye karsı degil; objektif bir olgu olarak silahlı her
türlü eylemi / hizmeti kapsaması gerekmektedir.

Avrupa Birliği, vicdani reddi açıkça inanç özgürlüğü kapsamında bir hak olarak tanımakta ve bu hak Avrupa Birliği üyesi devletlerin tamamında kabul edilmektedir. Avrupa Birliği Temel Haklar Bildirgesi’nin 10. maddesine göre:

1. Herkes, düşünce, din ve vicdan özgürlüğü hakkına sahiptir. Bu hak, din veya inancını değiştirme özgürlüğünü ve din veya inancını tek başına veya topluluk halinde, aleni veya gizli olarak ibadet etme, öğretme, uygulama ve gereklerine uyma şeklinde açığa vurma özgürlüğünü içerir.

2. Bu hakkın kullanılmasına ilişkin ulusal mevzuata uygun olarak dini nedenlerle askerlik görevini yapmayı reddetme hakkı tanınmaktadır.

Fakat:

Türkiye’de bize alternatif yok. orduya katılacak mısın yoksa orduyu parayla mı destekleyeceksin? Ne için? Psikolojik ruh haline göre, nepotizm ile bir makama gelmis yöneticilerin zevkine göre verilen bir karari uygulamak icin?

Türkiye’de askerlik hizmetine alternatif olarak kamu hizmeti acılmalı!

August 12, 2022


Antimilitarizm Nedir ?

“militarizmin, toplumsal yaşamın güvenlik algılamalarıyla biçimlendirilmesi olarak da kavranırsa, anti militarizm, “güvenlik mi özgürlük mü?” sorusuna “özgürlük” cevabı verecektir. oysa mevcut yaşam koşullarında, özgürlük değil, “zorunlu” sayılan güvenlik bir gerçektir. bu durumda, anti militarizm, var olan gerçeğin dışında gelişen bir arayıştır, gerçekliğe isyandır”
anti militarizm, şimdiki tanımıyla, son otuz yıla ait bir kavramdır. 20. yüzyılın anarşist ve sosyalist kuramlarında farklı vurgularla ortaya konan militarizm ve anti militarizm, son otuz yıl içinde, bu kuramlardan bağımsızlaşarak tanımlanmaya başlanmıştır.
militarizme, militarizmin dayandığı egemenlikler sistemine karşı bir özgürlük savunusu olan anti militarizm, aynı zamanda tutarlı bir savaş karşıtlığıdır. savaş araçlarının üretim ve transferine, nükleer-kitle imha silahlarına, uzayın askerileştirilmesine, askeri organizasyon ve yapılanmalardaki stratejilerin, “terör” gerekçesiyle, “sivil” hayatı daha çok içeren ve tehlikeli hale getiren değişimine, askeri sanayinin “sivil”leşmesine ya da ekonomik yapının askerileştirilmesine dikkat çeker. anti militarizm, belirli savaşların değil, savaşın karşıtlığıdır. dolayısıyla ilkeleri vardır. nedeni ya da gerekçesi ne olursa olsun, politikanın bir yöntemi olarak savaşı olumsuzlar. savaşı, haklı-haksız diye kategorilere ayırmadan reddeder. bu reddediş, sınıfsal, cinsel, kültürel çıkarlar nedeniyle değil, ahlaki ve politik nedenlerle alınan bir tavırdır. dolayısıyla, anti militarist, politik tutum olarak savaşmadığı gibi, öldürmeyi öğrenmeyi, askere gitmeyi, orduya ve yan kuruluşlarına hizmet etmeyi de reddeder. vicdani ret tavrı, savaşın bir unsuru olmanın reddedilmesi nedeniyle, savaş karşıtı çizginin bir gereği ve mesajıdır.
anti militarizm, askeri aygıtların, askeri uygulama ve politikaların yanında, militarizmin zihniyetine, yapısına, yöntemlerine, işleyişine, politikalarına ve toplumsal-siyasal dayanaklarına karşı çıkan politik bir duruştur.
şiddeti de kökten sorgulayan anti militarizm, şiddetin kurumsallaşmış hali olan iktidara, gündelik yaşamın kulisinde depolanmış şiddetin örgütlenip sistematikleşmesine, ordulaşmasına, devletleşmesine, yani militarizme yönelik bir ret çıkışıdır. iktidarlar arası ittifakın ya da içkinliğin politik kurumsallaşması olan devleti ve onun “sivil” uzantılarını militarizmden ayrı görmez. kamusal otoritenin sosyal otoriteyle bütünleşme noktalarını tespit eder. bu çizgi, militarizmi, toplumsal iktidarların sarmalanarak devlet mekanizmasında yoğunlaştıkları bir sistemde, cinsiyetçilik – milliyetçilik -heteroseksizm – sakat dışlama – insan merkezlilik – sömürgecilik gibi tüm iktidar türlerinin bileşkesi, iktidarlar ittifakının kalesi olarak ele alır. buna göre, geleneksel tahakküm pratiklerini kombine edip etkilerini iyice arttıran militarizm, iç içe olan mikro iktidarlardan beslenir ve tüm iktidarları en ideal, en yoğunlaşmış bir şekilde kendi laboratuarında yeniden üretir. toplumsal yaşama militer değerlerin ve gündemlerin nasıl hâkim olduğunu sorgulayan anti militarizm, militarist düşünce ve politika üretiminin ayrılmaz bir parçası olan cinsiyet ilişkilerine özel bir önem atfeder. insanı tutsak eden tüm iktidar ilişkilerini reddeden anti militarizm, ekonomik, toplumsal, kültürel ve siyasal bir yapıya sahip olan ve çok etkenli bir süreç olan militarizme karşı, tek bir kimliği merkeze oturtarak değil, farklı hiyerarşi ve tahakküm ilişkilerini sorgulayarak mücadele eder. kültürel, sosyal, siyasal, ekonomik tüm değişimleri izleyerek emek sömürüsü, cinsiyetçilik, insan merkezlilik, heteroseksizm, yaş hiyerarşisi, milliyetçilik gibi iç içe işleyen, söylemlerini ortaklaştıran, kimlik ve değerlerini birlikte kurgulayan, birbirine içkinleşen iktidar biçimlerini çözümler. bu anlamda, tahakküm karşıtlığını da içeren anti militarizm, özgürlük için tüm toplumsal ilişkilerin anti militarist bir perspektifle yeniden sorgulanması, insanın toplumsallığında sıkıştığı zincirlerin tek tek kavranması gerektiğini savunur. okullar, kışlalar, hastaneler, toplama ve çalışma kampları, hapishaneler, çocuk esirgeme kurumları, işyerleri, psikiyatri merkezleri, gemiler, manastırlar gibi alanları insanı vesayet altına alan kurumları sorgular.
militarizmin, toplumsal yaşamın güvenlik algılamalarıyla biçimlendirilmesi olarak da kavranırsa, anti militarizm, “güvenlik mi özgürlük mü?” sorusuna “özgürlük” cevabı verecektir. oysa mevcut yaşam koşullarında, özgürlük değil, “zorunlu” sayılan güvenlik bir gerçektir. bu durumda, anti militarizm, var olan gerçeğin dışında gelişen bir arayıştır, gerçekliğe isyandır.
anti militarizm, askeri değer ve pratiklerin yüceltilmesine, devlet organizasyonlarına, itaat mekanizmalarına ve militarizasyona karşı, birey iradesini ve doğayı savunur. “toplum mu, birey mi” sorusuna “birey” yanıtı veren anti militarizm, hiçbir toplumsal tasavvur kurgulamaz.
her türlü askeri örgütlenmeye, bu örgütlenmenin toplum üzerindeki hegemonyasına, örneğin askeri yargılamalara karşı duran anti militarizm, ekonominin militarizasyonuna, toplumun geniş kesimlerine uygulanan bütün seferber etme ve disiplin altına alma tekniklerini de çözümler. iktidar, aynı zamanda kutsalın yönetimidir. militarizm, çeşitli kutsallıklar aracılığıyla, tüm şiddet biçimlerini, kendi varlığı adına meşrulaştırır ve toplumsallaştırır. anti militarizm, egemenlik sistemine hizmet eden tüm kutsallıklara karşı bir özgürlük çizgisidir.
anti militarizm, şiddetin etkin kullanımını, her türlü gözetleme ve denetleme yöntemlerine, bedenlerin işleve göre etkin konumlanmasını sağlayan, kişi üzerinde sosyal denetim kuran disiplin sistemine karşı mücadele eder. ötekileştirme, dışlama, kapatma, düzenleme, rehabilitasyon, terbiye etme, asimilasyon, ayrımcılık, kendine bağlama, toplumsal mühendislik gibi şiddet biçimlerini reddeder. her türlü biçim vermeye, şekillendirmeye, davranış-giyim-dil kalıplarına, davranışların kodlanmasına karşı çıkar. bilimin egemenlik aracına dönüşmesine, insanların normalleştirilip üretim mekanizmasına katılmasına, disiplin kurucu güçlerin her türlü operasyonlarına, politik ortopediye, disiplin toplumuna karşı durur, itaat üretimine karşı itaatsizliği öne çıkarır.
özgür bir yaşam için, devlet kimliğinden sıyrılmayı savunan anti militarizm devlet odaklı olmayan bir yaşam anlayışında yoğunlaşır. buna göre, devlet aşılmadan ya da buna göre anti militarist bir hat çizmeden yapılacak her çalışma, iktidar aracı haline gelir, iktidarı besler, güçlendirir.
özgürlüklerin, tarihin hiçbir evresinde görülmeyecek bir biçimde sınırlandığı, toplumsal iktidarların daha derin, daha bilimsel, daha ince yöntemlerle, toplumsal denetimi ve yönlendirmeyi sağlayabildiği küreselleşmeyle birlikte, anti militarizm, yeniden yapılanan devletin yeni işleyişini çözümleyerek yeni iktidar mekanizmalarına, “insan güvenliği” söylemiyle gelişen yeni kontrol sistemlerine karşı durur.
anti militarizm, tutarlı bir özgürlük savunusudur. anti militarist olmadan, insan-doğa, insan-toplum, toplum-devlet ilişkilerine alternatif bir cevap oluşturmanın, siyaset mekanizmaları konusunda bir şey söylemenin koşulunun olmadığını, militarizm çözülmeden, buna karşı bir perspektif geliştirmeden sağlanacak bir “kurtuluşun”, özgürlük arayışına hizmet etmeyeceğini savunur.
anti militarizm, militarizmin, aklın işleyişine, üsluba ve söyleme yansımasına yönelir. örneğin pratik ve düşünsel merkeziyetçiliği hayatın her alanında aşmaya çalışır.
anti militarizm, şiddetten arınma, barışçıl yaşam ve özgürlük ahlakı geliştirme arayışıdır. iktidarın ürettiği şiddetin aşılmasının, aynı zamanda iktidarın ihtiyaç duyduğu itaatin, işbirliğinin, rızanın, edilgenliğin ve uyumun aşılması olarak görür. buna göre, şiddetin aşılması, çatışmanın aşılması değildir. iktidar, en baskıcı rejimlerde bile, tahakküm edilenlerin rızasına dayanıyorsa, şiddetten arınma, aynı zamanda iktidarın ihtiyaç duyduğu itaatin, işbirliğinin, statükonun, rızanın ve uyumun aşılması sürecidir. bu süreçte gerçekleşecek çatışmaların tarzı üzerinde durulur. şeffaflık, iç tutarlılık, kendini karşı tarafın yerine koyma, karşısındakini kabul etme, değişime hazır olma gibi ilkelerin hayata geçirilmesi, çatışmanın şiddetten arınmasını ve çözüme daha kolay ulaşmasını sağlar.
anti-militarizm; kendi örgütsel işleyişinde, hiyerarşiyi, otoriteyi ve ayrımcılığı dışlayan bir anlayışı geliştirmeye çalışır ve karar almada konsensüs yöntemini savunur. konsensüs; sanılanın aksine bir uzlaşma değildir. ortak ve özgür irade temelinde, bütün muhatapların kabul edebileceği kararlar almak olarak tanımlanan konsensüs, farklı görüşlerin ifade edilmesinin, katılımın ve paylaşımın yeni fikirler için bir zenginlik yarattığının benimsenmesidir. hedef; tahakkümsüz ve şiddetsiz bir yöntem uygulayarak, azınlığın yok sayılmamasını, ezilmemesini sağlamaktır. her birey diğerinin farklılığını, çözüm önerilerini kabul etmelidir. böylece, farklılıkların olumlu bir şekilde değişebilmesi imkânı ortaya çıkabilir. burada tek ön koşul; grubun benzer bir siyasi anlayışa ve aynı hedefe yönelmiş olmasıdır.
anti-militarizm, vicdani ret örneğinde olduğu gibi, eylemlerinde itaatsizliği, bir yöntem olarak benimser. itaatsizlik, toplumsal değişimin ya da bireyin kendi yaşamını özgürce sürdürme arzusunun önüne geçen/geçirilen gelenek, buyruk, hukuk gibi statüko yapılarına karşı geliştirilen bir direnmedir.
anti militarist itaatsizlik, şiddet içermez, meşruiyetini yasalardan değil, toplumun adalet duygusundan alır, eylemin amaç ve biçimini açık, anlaşılır bir şekilde ortaya koyar, çifte standarda düşmemeyi, bir sistem projesi sunmamayı esas alır. hukuk sisteminin ya da otoritenin kabulünü değil aksine var olan statükoya karşı bir direnmeyi ifade eden itaatsizlik tutumunun özneleri, eylemin sonuçlarına katlanmaya hazırdır. dolayısıyla anti militarizm, bilinçli ve ahlaklı özneler tarafından sergilenen politik bir tutumdur.

July 17, 2022


Bazi Onemli Linkler!

Kitaplar

Siteler:

https://vicdaniret.org

https://savaskarsitlari.org

june 3, 2022


OZAN TOKMAN